Nedir.Org *
asi5050

Edip Cansever Nedir

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Kumkapı Ortaokulu’nu, İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi (1946). Bir süre Yüksek Ticaret Okuluna devam etti, sonra ayrılarak ticarete atıldı. 1976’da ortağına devredinceye kadar babasının Kapalıçarşı’daki dükkanında antikacılık yaptı. Beyin kanaması geçirdiği Bodrum’dan İstanbul’a getirildiyse de kurtarılamadı. Mezarı Rumelihisarı’ndadır.

İlk şiiri İstanbul dergisinde yayımlandı (Düşünce, Mart 1944). Bu ilk denemelerini, önce Garip etkisindeki yaşama sevincinin dile getirildiği şiirler, sonra İkinci Yeni akımı içinde özgün örnekler izledi.

Her kitabında kendini yenileyerek, toplumda en iyi tanıdığı çevreyi ve bu çevrenin insanlarını anlatmak, bir bakıma onların içlerini dışa çevirmek (Mehmet H. Doğan) istedi.
Değişik bir söyleyişin, imge düzeninin egemen olduğu şiirlerinde çağdaş insanın yabancılaşmasını düşünsel yanı ağır basan bir anlayışla işledi, yaşanan gerçekliği belli bir dünya görüşüyle irdelemeyi amaçladı.

Memet Fuat’ın değerlendirmesiyle, “Edip Cansever de, Turgut Uyar gibi, çok sesli bir şiirin yaratıcısı oldu. Özgünlüğü kendisinden esinlenenleri damgalayıp ‘taklitçi’ durumuna düşürecek boyutlardaydı. Bu yüzden tek kaldı. Bir ara yanına sokulur gibi olan Ahmet Oktayda tehlikeyi sezince hemen uzaklaşmak gereğini duydu.

İkinci Yeni içindeki yeri, anlama verdiği önemle, Turgut Uyar’a yakındı. Anlatılamayan, anlatılamadan kalan şeyleri bulup çıkarmaya, anlatmaya çabaladı. Orta malı edilmemiş anlamlan sadece insanın iç dünyasında değil, yaşamın çeşitli dış görünümlerinde de yakalamayı başardı.

Soluklu uzun şiirlere eğilim duydu. Geleneksel şiirin değişmez kuralı olarak görülen ‘yoğunlaştırma’ya, şiiri yakalamak için sözü sıkıştırmaya yakınlık duymadı. Kimi zaman dize yapısına hiç önem vermedi. Gereksiz görülen bir sürü çizgi içinden en güzel deseni çıkanveren bir ressam gibi yöneldi şiirsel güzelliklere.”
Şiirlerinde “otel” metaforunu sıkça kullandığı için edebiyatımızda “Oteller Şairi” olarak anılmıştır.

En meşhur şiirlerinden biri olan “Sera Oteli” için Salah Birsel “Bu şiir Cansever’in portresidir” demiştir. Edip Cansever’i İkinci Yeni topluluğunun diğer isimlerinden ayıran en önemli farklardan biri, dize alışkanlığını tamamen kırmış olmasıdır.

II. Yeni şiiri genel özelliklerde de değinildiği üzere şiirde öyküleme tekniğine yani uzun uzun anlatmaya karşıdır fakat Edip Cansever’de bu durum biraz farklıdır. Çünkü Edip Cansever; öyküye, tasvire ve diyalog tarzı ifadelere şiirlerinde sıkça yer vermiştir. Bu yüzden de Edip Cansever’in metin hacmi oldukça fazladır.

Nerde Antigone, Tragedyalar, Çağrılmayan Yakup adlı eserleri teatral anlatımın görülmesi açısından önemlidir. En meşhur eseri Yerçekimli Karanfil’dir.
Bütün şiirleri “Sonrası Kalır I - II” adlı eserinde toplanmıştır.

Edip Cansever'in Eserleri:
ŞİİR:
İkindi Üstü (1947),
Dirlik Düzenlik (1954),
Yerçekimli Karanfil (1957),
Umutsuzlar Parkı (1958),
Petrol (1959),
Nerde Antigone (1961),
Tragedyalar (1964),
Çağrılmayan Yakup (1969),
Kirli Ağustos (1970),
Sonrası Kalır (1974),
Ben Ruhi Bey Nasılım (1977),
Sevda ile Sevgi (1977),
Şairin Seyir Defteri (1980),
Yeniden (bütün şiirleri, 1981),
Bezik Oynayan Kadınlar (1982),
İlkyaz Şikâyetçileri (1984),
Oteller Kenti (1985).

DÜZYAZI:
Gül Dönüyor Avucumda (Ölümünden sonra 1987)
Şiiri Şiirle Ölçmek

ÖDÜLLERİ:
1958 Yeditepe Şiir Armağanı Yerçekimli Karanfil ile
1977 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Ben Ruhi Bey Nasılım ile
1982 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü Yeniden ile

KENDİLERİ
Babamın Kapalıçarşıdaki dolabında (O zamanlar bugünkü gibi dükkanlar sayılıydı. Yerden yüksekçe minderli, tahta kepenkli dolaplar vardı.) ticarete başlıyorum. Gerçi ticaret de ilgilendirmiyor beni. Oldum bittim alışveriş yapmayı hiç mi hiç sevmedim, benimseyemedim zaten. Ne var ki, başkaca çıkar bir yol da yoktu. On dokuz yaşında evli, yirmisinde çocuğu olan bir genç! Hem de ev geçindirmek zorunda, hem de şiire tutkun. Neyse ki bir kaç yıl sonra büyük Kapalıçarşı yangınıyla dükkanım kül oluyor. Asma katlı bir başka dükkana geçiyorum. Ortağım iyi yürekli bir insan. O satışları yönetiyor, bense asma katla okuyup yazıyorum. Şiirle gerçek dostluğumuz o tarihlerde başlıyor ve yirmi iki yıl sürüyor. Ondan sonrası evimde, odamda, kitaplarımın arasında ..

Bir gün .. Evet, bir gün Tanpınar şiirlerimi görmek istiyor. 17-18 yaşlarımdayım. Tünel'deki Narmanlı yurduna gidiyorum. Bana kocaman bir çay fincanıyla kahve sunuyor. Gene kocaman masasına oturup gözlüğünü taktıktan sonra, hiçbir bıkma belirtisi göstermeden bütün şiirlerimi okuyor. Okuması bittikten sonra başını kaldırarak (iyice aklımda) ilk cümlesini söylüyor:
“Bu şiirler çok güzel, hepsi de güzel. Ama hiçbiri şiir değil!” Tabi bu yargı iyiden iyiye yadırgatıyor beni, gene de anlamış görünerekten çıkıyorum dışarı. Çıkmadan daha başka şeyler de söylüyor. Neden ölçülü uyaklı yazmadığımı soruyor bir ara. Bense, sorusunu gene kendisi yanıtladığı için sadece susmayı yeğliyorum. Sonra odanın ortasına bir sürü resim yayıyor. Uzun uzun resime nasıl bakılacağını anlatıyor. Resim üzerinde çok durmamı, resmi çok sevmemi öğütlüyor. Şu kadarını eklemek isterim ki, sonradan kitaplarını okumam bir yana, Türkiye'nin en kültürlü sanatçılarından biriyle karşılaştığımı daha o gün anlıyorum. (Türkiye Yazıları, sayı 3, 1977).
***
YERÇEKİMLİ KARANFİL
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.

Edip Cansever Resimleri

  • 4
    Edip Cansever 1 yıl önce

    Edip Cansever

  • 3
    Edip Cansever Resimli Sözleri 1 yıl önce

    Edip Cansever Resimli Sözleri

  • 3
    Edip Cansever 1 yıl önce

    Edip Cansever

Edip Cansever Sunumları

  • 2
    Önizleme: 1 ay önce

    Edip Cansever PPTX (Hayatı, eserleri, edebi kişiliği)

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    EDİP CANSEVER

    2. Sayfa
    EDİP CANSEVER Edip Cansever (8 Ağustos 1928–28 Mayıs 1986), Türk şair. 8 Ağustos 1928’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi.Kapalıçarşı’da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı. 1976’dan sonra yalnızca şiirle uğraştı. Bodrum'da tatildeyken beyin kanaması geçirdi, tedavi için getirildiği İstanbul'da 28 Mayıs 1986’da yaşamını yitirdi.

    3. Sayfa
    İlk şiiri 1944'te İstanbul dergisinde yayınlandı. Yücel, Fikirler, Edebiyat Dünyası, Kaynak dergilerinde çıkan ilk gençlik şiirlerini "İkindi Üstü" kitabında topladı. Bu şiirlerde varlıklı, her şeye yaşama sevinciyle bakan bir gencin avarelikleri, duyguları ön plandaydı. 1951'de "Nokta" dergisini çıkardı. Bu dergi genç şairlerle ve yazarlarla tanışmasını sağladı. İlk kitabından 7 yıl sonra yayınladığı "Dirlik Düzenlik" bu dönemin ürünüdür. Bu kitaptaki şiirlerde düşünceyi dil içinde eritmeye yönelen, özlü bir söyleyiş ve çarpıcı biçim arayan, toplumsal eleştiri için mizah aracını kullanan bir tutum görüldü. 1957'de yayınlanan "Yerçekimli Karanfil" ile kendisine özgü bir şiir evreni kurdu. 

    4. Sayfa
    İkinci Yeni akımının özgün örneklerini verdi. Yenilik, Pazar Postası, Yeni Dergi gibi dönemin sanat yayınlarında şiirsel canlılığı besleyen şairlerden biri oldu. Şiirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini yıkıcı bir umutsuzluğa bıraktı. "Dize işlevini yitirdi" gerekçesiyle yeni arayışlara yöneldi. Şiirde tiyatrodan esinlenen diyaloglar kullandı. "Nerde Antigone", "Tragedyalar", "Çağrılmayan Yakup" bu dönemin ürünleri. Yine de İkinci Yeni içindeki bazı şairler gibi anlamsızlığı savunmadı.

    5. Sayfa
    Kapalı, anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldi. Çok farklı imgeler kullanırken bile düşünce öğesini gözardı etmedi. Yapıtlarına tutarlı bir bütünlük kazandırdı. Şiirinde düzyazı olanaklarını kullanmaktan da çekinmedi. Yalnız şiirleriyle değil tepkileri ve yaşama biçimiyle de kendisinden söz ettirdi. Sürekli yazan, yayınlayan bir şair olarak ilgileri hep üstünde tuttu.

    6. Sayfa
    ŞİİRLERİİkindi Üstü (1947)Dirlik Düzenlik (1954)Yerçekimli Karanfil (1957)Umutsuzlar Parkı (1958)Petrol (1959)Nerde Antigone (1961)Tragedyalar (1964)Çağrılmayan Yakup (1966)Kirli Ağustos (1970)

    7. Sayfa
    Sonrası Kalır (1974)Ben Ruhi Bey Nasılım (1976)Sevda ile Sevgi (1977)Şairin Seyir Defteri (1980)Yeniden (1981)Bezik Oynayan Kadınlar (1982)İlkyaz Şikayetçileri (1984)Oteller Kenti (1985)

    8. Sayfa
    Gül Dönüyor Avucumda (Ölümünden sonra, 1987)Şiiri Şiirle Ölçmek: Şiir Üzerine Yazılar, Söyleşiler, Soruşturmalar. Hazırlayan: Devrim Dirlikyapan. Yapı Kredi Yayınları, 2009.

    9. Sayfa


  • 2
    Önizleme: 1 ay önce

    EDİP CANSEVER’İN ŞİİRİNDE HAZ NESNESİ OLARAK KADIN (powerpoint)

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    EDİP CANSEVER’İN ŞİİRİNDE HAZ NESNESİ OLARAK KADINstyle.visibilityppt_wppt_h

    2. Sayfa
    Edip Cansever (1928-1986)style.visibilityppt_xppt_y

    3. Sayfa
    Ben orda akşamına orospular dadanan Camlarında pis sinekler gezinen, ben orda Eskimiş bir tutuşla şarabını içiyor Kadınlarda oluyor kadınsız bakışlarla (Phoenix)style.visibilitystyle.visibility

    4. Sayfa
    ...Sonra yanık kelebek rengi saçlarınıEtine çok yakıştıran bir orospuylaÖlümün ekşi sarı kokusuna daldığı... (Tragedyalar)style.visibilitystyle.visibility

    5. Sayfa
    Rakılar içerdikBenim karışık işlerim olurduNikola takılırdı banaGerçekte fena adamlardıkKadınlar kapıları başka türlü açarlardı gene deYumuşak sesler çıkarırlardıYatakları tertemizdi. (Tragedyalar)style.visibilitystyle.visibility

    6. Sayfa
    Diyorum ki bir geneleve gitmeliHiç değilse bir karşı koyma biçimiVe belkiO yalanlardan , yalan ilişkilerdenDaha önemli bu, kimbilir. (Tragedyalar)style.visibilitystyle.visibility

    7. Sayfa
    Hem size söyleyeyim, benim aklımda kadınlar diziliBir sürü evler duruyorYataklar, perdeler, kolonya şişeleriVe çiçekler, prezervatifler. (Cadı Ağacı)style.visibilityppt_xppt_yppt_wppt_hstyle.visibilityppt_xppt_yppt_wppt_h

    8. Sayfa
    Ne biçim bir sestir şu bizim dalgınlığımızBir tayın dişinde ince bir taflanAz yaşlı bir kadında göğüs uçlarınınYanarak bir kedinin ağzındanDönüşüp iç çekmesine gece kuşlarının (Başım Dönüyor İkimizden)style.visibilitystyle.visibility

    9. Sayfa
    Bence bu asılmak saati kadınsızlıklaİğneyle, saatle, bir kadın çorabıyla asılmak saati...Bir müziktir ayrıca, iki tek kadın çalışırBir yatakla bir müzik iki tek kadınİki tek kadın çalışır aynı yatakta. (Uzun)style.visibilitystyle.visibility

    10. Sayfa
    ...Yüzüdür şairin kanarsayalnızlıktanBir yüz ki upuzun kadınsız günler gibi. (Şairin Kanı)style.visibilityppt_wppt_hppt_xppt_ystyle.visibilityppt_wppt_hppt_xppt_y

    11. Sayfa
    ...Aşk duyan bir kadınıOnun kişiliği olan memelerini (Uyanınca Çocuk Olmak)style.visibilitystyle.visibility

    12. Sayfa
    Bir avukat benim ellerimi tuttuGözlüklü bir kadındı bu iyi mi....Çekiverdi beniGöğüsleri pek hoştu, ipekli bir giysinin altındaydı onlarSora elleri ve kalçaları pek hoştuKılların ve bütün oynak yerlerin ölümlere doğru içindeBacaklarıyla bir şeyler yapıyordu artık. (Çağrılmayan Yakup)style.visibilitystyle.visibilityppt_x

    13. Sayfa
    ...Kadın saçlarını tarıyor ve usulca sokuluyordu adamaAdamsa ayağa kalkıyor ve işte ayağa kalkıyordu ustacaDışarı çıkıyor, içeri giriyor, üç aşağı beş yukarı (Umutsuzlar Parkı)style.visibilitystyle.visibility

    14. Sayfa
    Ben patronum, şöyle böyle bir adamımBırakın konuşayımBir bira içeyim konuşayımKim ne derse desin kadınlara düşkünümNe yapayım öyleyimKadın dendi mi sanki benVişneli bir dondurmayı durmaksızın yalarım. (Patron Masaya Gelir)style.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_y

    15. Sayfa
    ...Dudaklarımı aldı, dudaklarımı taşırdıKöpüren sütler gibi taşırdıÜstüne çekti beniKöpüren sütler gibiydik. (Ruhi Bey ve Limonluktaki Yangın)style.visibilitystyle.visibility

    16. Sayfa
    Çepeçevre oturduk masanın başına gene Bezik oynadık Hilmi bey –her gün oynuyoruz ya- Giysisiz, sadece kombinezonlarımızla -öyle işte- (Bezik Oynayan Kadınlar)style.visibilitystyle.visibility

    17. Sayfa
    Çıplaklığımla övünürümDişiliğimle övünürümBenim olan her şeyi kullanırımKullanmak ayıp mıdır? Değildir.Ayıp olan ne kiBen bunları bir güzellik bilirim. (Ester’in Söyledikleri)style.visibilitystyle.visibility

    18. Sayfa
    Sisin oldukça üstünde göğüsleri gergin bir tepeDonunu çeken bir kadın gibi...KadınlarO kadar çoktular ki, anlatamamEğilip eğilip altlarından geçtiğimBirer hamaktı onlarSonra sonra çok büyük birer hamaktılarHer bir deliğinden ayrı ayrı geçtiğimGeçmek istediğim yani. (Metrdotel Eros Otelinde)style.visibilityppt_xstyle.visibility

    19. Sayfa
    EDİP CANSEVER’İN ŞİİRİNDE HAZ NESNESİ OLARAK KADINstyle.visibilitystyle.visibility

Edip Cansever Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Edip Cansever Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Yazı İşlemleri
İlgili Yazılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)
Facebook Grubumuz

Birşey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin